Abdullah KALKAN

Abdullah KALKAN

TELİN ÖBÜR TARAFI

Sınırımızın hemen öbür tarafında, yanı başımızda, tüm insanlığın gözleri önünde büyük bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Orada on yıl önce işlenen katliamın ayak sesleri çoktan duyulmaya başlandı. Daha dün yüzyılın vebası İŞİD’e karşı savaşırken, canlarını verirken kahraman olarak kabul edilen Kürt gençleri, bu gün nasıl olduysa bir anda düşman olarak lanse ediliyor. Bu kadar hızlı değişen şey ne? Tehdit mi, Vicdan mı yoksa sadece siyasal ezberler mi?

Oysa çok değil, 50-60 yıl önce bu teller yoktu. Bu telin ayırdığı yerlerde hayatlar, akrabalar, kaderler vardı. Suruç’un karşısında Kobani’de akrabası olanlar var. Kilis’in hemen ötesinde Azez’de , Halep’te akrabası olanlar var. Hatay’ın karşısında telin öbür tarafında kardeşi, kuzeni, akrabaları olanlar var. Bu coğrafyada sınırlar çizildi ama kan bağı silinemez ki.

Peki soralım. Suruç’un batısında kalan yurttaşlar telin öbür tarafındaki akrabaları için endişelenebiliyorken, Suruç’un doğusunda kalanlar telin öbür tarafında kalan akrabaları için ağlayamaz mı? Böyle bir beşeri kanun, böyle bir vicdan ölçüsü olabilir mi? Üzülmek, ses çıkarmak, makul seviyede tepki vermek her şeyden önce bir insanlık görevidir. Bu eyleme başka isim vermek, başka benzetmelerle suç icat etmek vicdan işi değildir.

Soydaşlık, dindaşlık tartışmasını bir kenara koyalım. Daha temel bir hukuk vardır. Dinimizin düsturlarından biri de komşuluk hakkı, komşuluk hukukudur. Dinimizin değerlerinden birisi de ‘ KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR’ Bu anlayış bu toprakların mayasında var olan bir erdemdir. Açlığı geçtim, daha dün telin öbür tarafında beş tane masum çocuk soğuktan donarak ölmüş.

Şimdi ne yapıyoruz?

Örtünün beyler, çocuklarınıza atkı, bere sarın. Hem merak etmenize de gerek yok, çünkü donarak ölen çocuklar bizden değildir mi? Diyoruz. Aziz Allah dememize gerek yok. Çünkü okunan ezanı bizim imamımız okumuyor mu diyeceğiz.

Bu mudur insanlık?

İçinde bulunduğumuz durum kesinlikle normal değildir. Sınırın ötesine dair kararları siyasiler alabilir. Evet ama kimse kusura bakmasın, siyasiler vicdanlara kilit vuramazlar. Bir annenin feryadına, bir çocuğun donarak ölmesine, bir halkın yok edilme korkusuna kimse ‘SUS ‘ diyemez.

Tel var diye acılar ayrılmıyor.

Harita var diye vicdan bölünmüyor.

Ve insanlık, tam da böyle zamanlarda sınanıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Abdullah KALKAN Arşivi

ANTİK MEZOPOTAMYA TIBBI

06 Aralık 2025 Cumartesi 12:01

KRAL (HALA) ÇIPLAK

28 Kasım 2025 Cuma 14:18

SUSUZ YAZ(LAR)

02 Kasım 2025 Pazar 09:58

AĞAÇ, AĞAÇÇ, AĞAÇÇÇ

07 Ağustos 2025 Perşembe 01:26

ZIBARE

24 Mayıs 2025 Cumartesi 18:13

XULAM U XADIM GELENEĞİ

09 Mart 2025 Pazar 10:02

AŞİRAN – MAŞİRAN

08 Şubat 2025 Cumartesi 19:06

GAZETECİLİK

10 Ocak 2025 Cuma 14:40

BİZ HEP 3 KİŞİ (Mİ) YİZ

19 Kasım 2024 Salı 18:58