Abdullah KALKAN

Abdullah KALKAN

FIRILDAK GÜNDEMLER

Yaşlı dünyamızın belki de en eski alışkanlıklarından biri, infial oluşturması gereken olağanüstü durumların etkisini azaltmak için yapay gündemler üretmektir. Olay ne kadar büyük olursa olsun, birkaç gün içinde ortaya atılan yeni başlıklar, toplumun dikkatini asıl meselelerden uzaklaştırmaya yetiyor. Gündem adeta bir fırıldak gibi döndürülüyor; biz de farkında olmadan o dönüşün içinde savruluyoruz.

Bugün çevremizde yaşanan ve küçücük çocukların başrolde olduğu, birçok vatandaşımızın hayatını kaybettiği acı olaylar zinciri de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Canımız yanıyor, yüreğimiz sızlıyor; ancak bu acının üzerine gidilmesi gerekirken, bakışlarımızın başka yönlere çekilmesi düşündürücüdür. Asıl konuşulması gerekenler çoğu zaman kısa sürede unutturuluyor.

Burada yalnızca dış etkenleri suçlamak kolaycılık olur. Veliler olarak yıllardır çocuklarımızı oyalamak adına, çoğu zaman sorgulamadan evlerimize soktuğumuz şiddet içerikli dijital oyunlar da bu tablonun bir parçasıdır. Elbette bu sadece bireysel bir tercih meselesi değildir; bu içeriklerin yaygınlaşmasına izin veren, denetlemeyen ve çoğu zaman teşvik eden sistemin de ciddi bir sorumluluğu vardır.

Evet, acı yaşadık. Evet, kayıplar verdik. Ancak bu acıları sadece hissetmek yetmez; onlardan ders çıkarmak gerekir. Aksi halde aynı döngü tekrar eder. Gündem oyunlarına kapıldıkça, gerçek sorunlardan uzaklaştıkça ve sorumluluğu sürekli başka yerlere yükledikçe, daha büyük acıların yaşanması kaçınılmaz olur.

Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan bazı olaylar, toplumların nasıl yönlendirilebildiğini de açıkça gösteriyor. Büyük skandalların ardından gündemin hızla değiştirilmesi, dikkatlerin farklı noktalara çekilmesi artık sıradan bir yöntem haline gelmiş durumda. Ancak tüm bunları konuşmadan önce, dönüp kendimize bakmak zorundayız.

Artık iğneyi kendimize batırma zamanı gelmiş, hatta geçmiştir. Çocuklarımızla kurduğumuz ilişkiyi, onlara ayırdığımız zamanı ve onları nasıl bir dünyaya teslim ettiğimizi sorgulamak zorundayız. “Bana bulaşmasın da ne yaparsa yapsın” anlayışı, kısa vadede kolay bir çözüm gibi görünse de uzun vadede çok ağır sonuçlar doğurur.

Özellikle internetin kontrolsüz kullanımı, çocuklarımız için ciddi bir risk alanına dönüşmüş durumda. Bu nedenle yapılması gereken şey yasaklamak değil; bilinçli bir şekilde rehberlik etmek, sınırlar koymak ve en önemlisi onlara zaman ayırmaktır.

Çünkü gerçek şu ki; biz ilgilenmedikçe, biz sorgulamadıkça ve biz sorumluluk almadıkça, fırıldak gibi dönen gündemlerin içinde kaybolmaya devam edeceğiz. Ve her seferinde biraz daha geç kalacağız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdullah KALKAN Arşivi

DRONE SAVAŞLARI

10 Şubat 2026 Salı 13:50

TELİN ÖBÜR TARAFI

25 Ocak 2026 Pazar 13:46

ANTİK MEZOPOTAMYA TIBBI

06 Aralık 2025 Cumartesi 12:01

KRAL (HALA) ÇIPLAK

28 Kasım 2025 Cuma 14:18

SUSUZ YAZ(LAR)

02 Kasım 2025 Pazar 09:58

AĞAÇ, AĞAÇÇ, AĞAÇÇÇ

07 Ağustos 2025 Perşembe 01:26

ZIBARE

24 Mayıs 2025 Cumartesi 18:13

XULAM U XADIM GELENEĞİ

09 Mart 2025 Pazar 10:02