ÖĞRETMENLİK YAPTIĞIM SÜRECE

Malum yeni bir eğitim-öğretim yılına daha yeni girdik sayılır. Okullarımız ve öğretmenlerimiz binlerce öğrencisiyle yeniden buluştu. Adettendir genel itibarıyla öğretmenler ilk derslerinde öğrencileriyle bir yıl önceki beraber geçirilen güzel günleri, kıymetli hatıralarını anlatır. Tabi ki öğrencileri de aynı şekilde hatıralarını hem arkadaşlarına hem öğretmenlerine anlatır. Ayrıca uzun geçen bir tatilin hatıraları, yaptıkları işler, geziler vb.

Bu yazımızda ahlaklı ve faydalı bir neslin yetişmesini azda olsa anlatacağım, eksik veya fazla olabilir.

Türkiye’nin değişik şehir ve köylerinde öğretmenlik yaptım. Öğretmenlik yaptığım yıllar boyunca birinci dersimde hayat bilgisini öğrencilerime anlattım. Evet mübalağa etmiyorum her ilk dersim hayat bilgisiydi. Peki nedir bu hayat bilgisi; hayat bilgisini bir objeye benzetirsek buna sevgide diyebiliriz. Öğrencilerimin o körpe dimağlarına hep sevgiyi yerleştirmeye çalıştım. Elbette bir çocuk için aile çok önemlidir, aile çocuk için her şeydir. Çocuk ilk terbiyeyi ailesinden alır. İlk muallimi de ailesidir. Lakin bir çocuk için okul-öğretmen faktörü de çok önem arz etmektedir. Öğretmen öğrencisine hayat bilgisi dersinde başta sevgiyi vermelidir öğrencisine. Her şeye sevgiyle yaklaşmasını öğretmelidir. Hayat bilgisi dersinde yardımlaşmayı vermelidir. Bir canlının kıymetli olduğunu, bu kıymetin derecesini bilmelidir. Yanlışın, zararın tehlikeli boyutlara nasıl gebe olduğunu anlatmalıdır bir öğretmen öğrencisine.

Yaradan tarafından yaratılmış canlıların en şereflisinin insan olduğuna inandırmalıdır bir öğretmen öğrencisine. Öğrencisi bu inancı vücudunda ki tüm hücrelerine işlemelidir. Hayat bilgisi dersinde çevresinde ki insanlara nasıl faydalı olabileceğini anlatmalıdır. Yardımlaşmanın insanları ne kadar yücelttiğini, mertebe sahibi yaptığını öğretmelidir. Anne ve babaya, büyüklerine karşı saygıyı öğretmelidir, kendisinden küçük olanlara şefkat ve merhameti öğretmelidir. Ağaca, hayvanlara zarar vermemeyi öğretmelidir öğretmen. Her şeyin başında güzel ahlakla donatmalıdır bir öğretmen öğrencisini.

Hep söylenir ya her bir insanın başına bir polis verilemez, doğrudur aynen öyledir. Bu uygulama dünyanın hiçbir yerinde mümkün olmamıştır. Her insanın başına bir polis, bir güvenlikçi yerine güzel ahlakı yerleştirdin mi mesele tümden hal olur. Bu güzel memleketimize, yurdumuza güzel ve ahlaklı nesiller yakışır. Ahlaklı bir nesil huzur demektir, bereket demektir, parlak bir gelecek demektir.

Her zaman dediğimiz gibi iyi bir aile iyi bir nesli okula teslim eder. O okulun kıymetli muallimleri de o nesli daha da mükemmelleştirmek için emek sarf eder, çaba harcar. Geleceğe huzur ve umutla bakacağız elbette. Her zaman ümitvar olmamız lazım ve ümitvarızda. Şunu hiç aklımızdan çıkarmayalım biz öğretmenlere gelen her öğrenci çok kıymetlidir. En mükemmel ahlakı ona vermek biz öğretmenlerin görevidir. Biz muallimler öğrencilerimizi en mükemmel bir şekilde eğitir ve öğretiriz. Bundan şüphe yok.

Yazımızı Nelson Mandela’nın bu veciz sözleriyle bitirecek olursak; “Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M.Emin BOZKUŞ Arşivi

BUGÜNKÜ EĞİTİMLE BİR KIYAS

05 Ağustos 2026 Çarşamba 15:02

UMMANDAN BİR KATRE

27 Temmuz 2026 Pazartesi 17:07

NİCE 14. YILLARA

10 Temmuz 2026 Cuma 16:49