ŞIRNAK’TA HİZMETLERİN ANATOMİSİ

'Psikoloji derki; Bir sorunu halletmek istiyorsan evvela sorunu olduğu gibi kabul etmek zorundasın’ Kidlin Kanunu ise; Bir problemi açıkça yazmak, çözümün yarısıdır diye ifade eder. Şırnak’ta bir yatırımın gecikmesi istisna değil, neredeyse yapısal bir kural hâline gelmiş vaziyettedir. Projeler tamamlanamamakta; tamamlananlar ise çağın ruhuna ve toplumun gerçek ihtiyaçlarıyla örtüşmemektedir. Maalesef karşımızda planlama, uygulama ve denetim zincirinin sistematik biçimde aksadığı bir hizmet modeli vardır. Bu kentte bir hizmet başlıyorsa bilin ki bitiş tarihi takvimde değil, sabır defterinde yazılmıştır. Sorunu artık net koymak gerekiyor; Bu şehirde problem kaynak değil, irade ve planlamadır. Normal şartlarda aylar sürecek işler, Şırnak’ta yıllara yayılıyorsa burada teknik bir sorun yoktur, yönetimsel bir zaaf vardır. Zira kentte hizmetler; Plansız başlar, Denetimsiz sürer, Göstermelik biter. Halk ise artık şunu iyi biliyor, ‘Yapılan var ama yaşanan yok, hizmet var ama ruh yok’ Tabiatıyla hayata geçirilen bazı hizmetleri anlamlandırmak pek mümkün değildir. Nitekim ancak uydu sistemiyle konumu tespit edilebilen bir ‘öğretmen evi’ garabeti vardır. Sadece Şırnak’a reva görülen ‘ucube’ TOKİ evleri, yeni inşa edilen ve adeta TRAFO MERKEZİNİ andıran Çevre Şehircilik Müdürlüğü izahata muhtaç ve milli sermayenin israfıdır. Bir yol tasavvur edin mesafesi sadece 35 km ancak 29 yılda bitirilsin(Şırnak-Cizre). Adeta ‘yılan hikâyesine’ dönen Şırnak-Van yolu, benzeri görülmeyecek bir şekilde tek şerit ve tek tünelden ibaret inşa edilmektedir. Bölge hastanesi ise kaderine terk edilmiş durumdadır. Dolayısıyla temeli yeni atılan bir hizmetten toplum iki şeyi bilir; 1- Uzun sürecektir. 2- Bittiğinde dahi bitmiş sayılmayacaktır. Anladınız mı artık bu şehir neden hep ‘sona’ kalıyor? Şırnak, yıllardır ‘önümüzdeki dönemde’ kalkınacak şehir olarak anılıyor, ancak bu ifade artık umut değil, hüsran olarak algılanıyor. Şırnak, sabırlı bir şehir olabilir ama sınırsız bir tahammül alanı değildir. Geciken her hizmet, büyüyen bir güvensizliktir. Eksik kalan her proje, derinleşen bir sorundur. Şırnak halkı hizmete düşman değil, aksine, yapılanı en çok sahiplenen şehirlerden biridir. Ancak insanlar artık şu soruyu soruyor; “Bu yapılan gerçekten bizim için mi?” Çünkü hizmet, halkın hayatına dokunmadığında sadece bir ibaredir. Şırnak yıllardır “potansiyeli yüksek şehir” diye tanımlanır. Lâkin gereği ise hiç yapılmaz? Dolayısıyla Şırnak’ta elzem olan RAFİNERİ MERKEZİ, MTA, TKİ BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ve SINIR TİCARET MERKEZİ halkın en büyük talep ve beklentisini teşkil etmektedir. Bu minvalde millet soruyor; HAKKIMIZ olanı ne zaman alacağız? Ayrıca bunlar birer lütuf değil, birer zorunluluktur! Şırnak’ta hizmetler ya geç geliyor, ya eksik geliyor, ya da yanlış yerden geliyor. Ve her seferinde aynı mazeretler: Coğrafya zor, Şartlar ağır, İmkânlar sınırlı… Oysa zor coğrafyalar, bahane değil maharet ister. Bu şehir artık “yapılıyor” cümlesiyle oyalanmak istemiyor! Artık ‘bitirilen ve işleyen hizmetler’ istiyor. Aksi hâlde Şırnak, yatırımların yapıldığı ama kalkınmanın gerçekleşmediği şehir olmaya devam edecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Turgay Birlik Arşivi

SAHİPSİZ KENT ŞIRNAK

27 Kasım 2025 Perşembe 11:04

HEŞTİYANIN SESSİZ ÇIĞLIĞI !!!

20 Kasım 2025 Perşembe 10:58