CÎZRE’NÎN KÖKLÜ TARİHİ - KARDU’DAN CEZİRET’ÜL İBN’UL ÖMER’E

Tarihi kaynaklara bakıldığında, farklı medeniyetlerin uğrak yeri, krallıkların, hanedanlıkların ve İslami fetihlere bile ev sahipliği yapmış, İslam ile şereflenmiş bir ada ve bunların yanı sıra farklı kavim ve devletlerin savaşlarına şahitlik etmiş bir şehirdir. Kimi tarihçiler Ceziret’ül İbnül Ömer (Bağdatlı bir emir olan Ömerinoğullarından söz eder), kimisi de fetih girişimiyle Musul’dan Cezire’ye yürüyen İslam ordularının fethiyle şereflendirildiğinden ve Ömer bin Hattap’ın adası olarak adlandırılan Ceziret’ül İbnül Ömer bin Hattap der.

Birçok uygarlığın merkezi olan, Araplarda ada anlamına gelen “Cezire”, diğer uygarlıkların çekim merkezlerinden biri olmuştur. Önceleri “Kardu”, “Bazabda” ve değişik dönemlerle birlikte günümüzde Cizre adını almıştır. Tarihi kaynaklar, Cezire’nin “Ceziret’n-bnu Ömer” olarak adlandırılması konusunda ihtilafa düşmüştür. Ömer’in şehri veya Ömer’in adası gibi…

Dayandırılan isimlerden birisi, Irak bölgesinde yaşayan Ömerinoğulları, yani Emir Yusuf bin Ömer’e nispet ederek ona “Ömer oğlu Ceziresi” anlamına gelen Ceziret’n-bnu Ömer ismi verilmiştir. Bir diğer tarihçi İbnu Helikan, bu şehrin Musul’un çevresinde Berkaidli Abdulaziz bin Ömer adında biri tarafından inşa edildiğini söyler.

Bu araştırma ve kaynakları okurken dikkatimi çeken en ender ayrıntı şu oldu: şehri kuşatan, istila eden, ilhak-inşa veya işgal edenlerin isimlerinin Ömer olmasıdır. Hâlbuki bölgenin Asurluların da alan hâkimiyetine girdiği bu şehir, “Ceziretu Asur” olarak da tarihi sayfalarda isminden söz etmiştir. Fırat yarım adasında olması münasebeti ile “Ceziretü’l Fıratiye” ve Arap hâkimiyetinin olduğu Musul bölgesinde burası için “ada” anlamına gelen “Ceziretü’l Arabiyye” de denilmiştir.

Tabii günümüzde de yerli ve yabancı turistlerin ziyaretleri olduğunda onları karşılayan, rehberlik eden Cizre insanı, mutlak kanaat getirilen isim gene de İslam Halifesi Ömer’e dayandırılan “Ceziret’n-bnu Ömer” ismini zikretmektedir. Tarihi kaynaklar, Cizre’nin kuruluşunun 863/250 tarihlerinde “El Hasan bin Ömer bin el-Hattab” tarafından yeniden inşa edildiğini ve o nispetle bu ismi aldığını yazar. Buna mukabil İbnu Şeddad diyor ki: “El Hasan bin Ömer bin el-Hattab, Cizre’nin krokisini çizdi ve 200 yıllarından sonra halife Me’mun döneminde yaptı. Bundan dolayı Ceziret’n-bnu Ömer olarak tanındı.”

Yazımızın bu kısmında tarihi kaynaklara dayandırılan Cizre isminin nereden geldiği, hangi dönemlerden geçtiğini ve İslam sonrası konuları ele aldık. İkinci yaz dizimizde Cezire’yi fetheden Ğanem bin Züheyr bin Ebi Şeddadı ve İslam öncesi dönemleri ele alacağız…

Kaynak : Ortaçağ İslam Tarihi ( M.S.815-1515 )
Dr.Muhammed Yusuf Ğandur – Çeviri :Dr.Fadıl Bedirhanoğlu

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Erkan ÖZKALAY Arşivi

Şerê Selanîke (Selanik Muhaberesi )

25 Temmuz 2026 Cumartesi 14:07

Zozanê Fêraşîne..( Çalyan )

07 Temmuz 2026 Salı 12:51