Şırnak’ın dağlarından Londra’ya uzanan altın başarı

Şırnak’ın dağlarından Londra’ya uzanan altın başarı

1987’de mezrasından göç ettikten sonra 10 kovanla arıcılığa başlayan Enver Külter, Kato ve Kel Mehmet Dağları arasında ürettiği Şırnak Yayla Balı ile London International Honey Awards 2026’da "Altın Kalite" ödülü kazandı.

1987 yılında Bestler Dereler Bölgesi Mehmet Mezrası’nın boşaltılmasının ardından ailesiyle birlikte Şırnak merkezine taşınan Enver Külter, çeşitli işlerde çalıştıktan sonra 10 kovanla arıcılığa başladı. Bugün Kato Dağı ile Kel Mehmet Dağları arasında, Hizil Çayı mevkiinde 450 kovanla üretimini sürdüren Külter, bir arkadaşının tavsiyesiyle katıldığı London International Honey Awards 2026’da “Altın Kalite” ödülünün sahibi oldu. Şırnak Yayla Balı, aldığı ödülle Avrupa’da da adından söz ettirdi.

whatsapp-image-2026-09-16-at-13-55-13

Şırnak’ın Bestler Dereler Bölgesi Mehmet Mezrası’nda doğup büyüyen Enver Külter’in hayatı, 1987 yılında köyünün boşaltılmasıyla bir anda değişti. O gün merkeze taşınan Külter, yıllarca farklı işlerde çalıştı, ailesinin geçimini sağlamak için mücadele etti. Ancak asıl dönüm noktası, 2009-2010 yıllarında 10 kovanla başladığı arıcılık oldu. Bugün 450 kovana ulaşan, “Şırnak Yayla Balı” markasını kuran ve tamamen doğal üretim yapan Külter, Londra’da düzenlenen International Honey Awards 2026’da “Altın Kalite” ödülünü alarak Şırnak ballarını dünya sahnesine taşıdı.

whatsapp-image-2026-09-16-at-13-55-12-2

Köyden merkeze, yokluktan üretime

Külter, www.sirnakhaber.com’a verdiği özel röportajda o süreci şöyle anlattı: “Köylerin boşaltılmasıyla beraber Şırnak merkeze taşındık. Orada bir sürü iş yaptım. En son 15-16 senedir arıcılığa başladım. 10 kovan ile başladım, şu anda 450 kovan arım var. Kendime bir marka çıkardım ve adını Şırnak Yayla Balı olarak belirledim. Türkiye’nin her tarafına gönderiyoruz ve internet sitemizi de açtık.

Yıllarca yaptığı işlerde ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamadığını ifade eden Külter, arıcılığın kendisi için sadece bir geçim kapısı değil, aynı zamanda bir tutku haline geldiğini vurguladı. “Şırnak Yayla Balı olarak tamamen doğal çalışıyoruz ve tamamen doğal bal üretiyoruz” diyen Külter, markasının temelini “kalite” üzerine kurduğunu söyledi.

whatsapp-image-2026-09-16-at-13-55-12-3

Coğrafya, verimden çok kaliteyi seçtiriyor

Külter’in üretim alanı, Kato Dağı ile Kel Mehmet Dağları arasında, Hizil Çayı’nın hemen başında yer alıyor. Bu bölgenin veriminin yüksek olmadığını belirten Külter, bilinçli bir tercih yaptıklarını belirtti: “Balımızın kalitesi de şu anda bulunduğumuz coğrafi bölgeden dolayı. Coğrafya bal için çok önemlidir. Buranın verimi fazla iyi değil. Ama balı kaliteli olduğu için burayı tercih ediyoruz. Yani fazla balda gözümüz yok, kalitede gözümüz var. Bu kaliteyi kaybetmemek için burayı her sene tercih ediyoruz.”

Şırnak ballarının genel olarak yüksek kalitede olduğunu, bozulmadığı sürece dünya sıralamasında ilk sıralarda yer aldığını ifade eden Külter, bu bilincin kendisini uluslararası arenaya taşıdığını söyledi.

whatsapp-image-2026-09-16-at-13-55-12

Arkadaş tavsiyesiyle Londra’ya, oradan altın madalyaya

Balının kalitesini bildiği için bir arkadaşının önerisiyle harekete geçen Külter, gerekli analizleri yaptırdıktan sonra balını İngiltere’ye gönderdi. London International Honey Awards 2026’da “Altın Kalite” ödülünü alan Külter’in duyguları ise net: “Balımızın kaliteli olduğu için, ben bildiğim için, nasıl bir bal ürettiğimi bildiğim için bunu yurt dışında yarışmaların olduğunu bir arkadaşımdan duydum. Analizlerimizi yaptık ve İngiltere Londra’ya gönderdim. Orada bizim balımız ‘Altın Kalite’ ödülü aldı. Bunun için çok mutluyum. Böyle bir bal burada ürettiğimiz için, insanlara faydamız dokunduğu için çok mutluyum.”

whatsapp-image-2026-09-16-at-13-55-12-1

Zorunlu göçün gölgesinden doğan ulusal marka

Enver Külter’in hikâyesi, 1987’deki zorunlu göçle başlayan zorlu sürecin, yıllarca süren geçim mücadelesinin ve nihayetinde doğaya, kaliteye ve emeğe dayalı bir üretimin nasıl ulusal bir markaya ve uluslararası bir başarıya dönüşebileceğini gösteriyor. 10 kovanla başlayan yolculuk, bugün 450 kovan, Türkiye geneline yayılan satış ağı, internet sitesi ve Londra’dan gelen altın madalyayla taçlandı.

whatsapp-image-2026-09-16-at-13-55-12-5

Şırnak Yayla Balı, sadece bir bal markası değil; bir coğrafyanın, bir ailenin ve bir üreticinin direniş ve üretim hikâyesi olarak öne çıkıyor. Külter’in “kalitede gözümüz var” sözü, hem kendi üretim anlayışını hem de Şırnak ballarının geleceğini özetliyor.

Kaynak:Dündar Sansur

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.