ORMAN KIYIMI SEZONU AÇILDI

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte bölgemizde yıllardır devam eden acı bir tablo yeniden karşımıza çıkıyor.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte bölgemizde yıllardır devam eden acı bir tablo yeniden karşımıza çıkıyor. Şırnak ve çevresindeki ormanlık alanlarda ağaç kesimleri gizli bir şekilde sürdürülürken sosyal medyaya yansıyan bazı görüntülere göre doğamız göz göre göre yok ediliyor. Her yıl aynı manzarayı izlemek, aynı açıklamaları duymak ve aynı duyarsızlıkla karşılamak artık kabul edilebilir değildir.

Son olarak Şırnak ekoloji gönüllülerinin paylaştığı görüntülerde, Şırnak ile Siirt arasındaki alanlarda bilinçsiz bir şekilde kesim yapıldığı görülmektedir. Bu görüntüler sadece birkaç ağacın kesilmesi olarak değerlendirilemez. Bu, bölgenin ekolojik dengesine , yaşam alanlarına ve gelecek kuşakların hakkına yönelik yapılan ciddi bir müdahaledir.

İklim krizinin tüm dünyada etkisini arttırdığı, kuraklığın ve aşırı sıcakların hayatımızı tehdit ettiği bir dönemde hala ormanlarımızı azaltan anlayışı anlamak mümkün değildir. Bir yandan doğayı koruma söylemleri dile getirilirken diğer yandan ormanlık alanların tahrip edilmesi hepimizin zihinlerinde büyük bir çelişki yaratmaktadır.

Şırnak ve çevresi, zaten yıllardı orman varlığı bakımından ağır kayıplar yaşamaktadır. Bu coğrafyanın insanı; yazın kavurucu sıcaklarıyla ve giderek kuraklaşan bir çevreyle mücadele ederken, geriye kalan ormanların da yok edilmesine seyirci kalması beklenmemelidir.

Buradan açıkça soruyoruz: Bu kesimler hangi gerekçeyle yapılmaktadır Bu tahribata ve doğa katliamına kimler izin vermektedir. Doğanın geleceğini tehdit eden bu uygulamalar hangi denetimlerden geçmektedir? Halkın yaşam alanlarını ilgilendiren böylesine önemli bir konuda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Ormanlar birilerinin kısa vadeli çıkar alanı değildir. Ağaçlar sadece kereste ve yakacak odun değildir. Onlar; su kaynaklarımız, temiz havamız, toprağımız, yaban hayvanlarının yaşam alanı toprağımız ve çocuklarımızın geleceğidir. Bu gün kesilen her ağaç, yarının daha sıcak, daha kurak ve daha yaşanmaz dünyasına atılan adımdır.

Yetkilileri, yerel yönetimleri, çevre kurumlarını ve tüm sivil toplum kuruluşlarını sorumluluk almaya çağırıyorum. Doğa katliamına sessiz kalmak, bu tahribatın ortağı olmak anlamına gelmektedir.

Bölgemizin dağları, ormanları ve doğal yaşam alanları korunmalıdır. Çünkü doğasını kaybeden toplum geleceğini de kaybeder, Bizler çocuklarımıza çorak bir coğrafya, susuz bir gelecek ve nefes alınamayan şehirler bırakmak istemiyoruz. Ormanlarımız için, yaşam hakkımız için ve gelecek nesiller için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Doğa sahipsiz değildir. Onu korumak hepimizin sorumluluğundadır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri