09 Temmuz 2026 Perşembe günü sabah saatlerinde Şırnak Üniversitesi Rektörü sayın Abdurrahim Alkış beyle Balveren eski ismi Gündıkêmelê köyü kütüphanesinde buluşmak üzere diğer bir arkadaşımla Balveren’e gittik. Aracımızı uygun bir yere bıraktıktan sonra hem köyü gezdik hem de etrafındaki dağları temaşaya başladık. Tüm muhteşemliği ve heybetiyle Cudi dağı ve 4 Temmuz’da mahşeri bir kalabalıkla üstünde bir festival düzenlenen Sefine yani Hz. Nuh Peygamber’in gemisinin oturduğu yer, mekan tam karşımızda görünüyordu. Dağda ki meşe ağaçlarını tek tek seçebilecek bir yakınlıktaydı. Köy ve etrafında ki o muhteşem manzaraların temaşasına doymadan köyün kütüphanesine doğru yürüdük.
Kütüphane binasının ön cephesi Cudi dağına nazır üç katlı ve oldukça geniş ağaç çeşitleriyle zenginleştirilmiş bir bahçesiyle modern bir yer. Ön bahçesinde gölgelikteki banklara oturduk. Balveren’li değerli muallim meslektaşlarım o muhteşem manzara eşliğinde bizlere çay ikramı yaptılar. Rektör bey gelinceye kadar çalışmaları hakkında özet bilgiler aktardılar. Şırnak üniversitesi rektörü Abdurrahim Alkış Bey geldi o ve beraberindeki arkadaşları da hoş geldiniz faslından sonra bahçede bir çay içtikten sonra kütüphaneyi gezmeye, bölümlerini görmeye hep beraber gittik. Tüm bölümler temiz ve amacına uygun bir planla dizayn edilmiş durumdaydılar. Ders ve çalışma odaları, öğretmenler odası ve kitaplık bölümü hakeza. Rektör Bey kütüphaneye epey kitap hediye etti, ben de her kitabımdan 3’er adet hediye ettim. Kütüphanede ilgimizi çeken bir bölüm vardı müze bölümü! Neler vardı derseniz aklımda kalanları söyleyeceğim: Ecdadın kültürünü ve hayatının devamının sağlanması için kullandığı envanterler; Lewleb, delkew, Çarox, hepu, mişanê, nir, mısasê, tevn, teşi, kılavê, destar, cırn, mêküt, sirkûtk, şutık, koş, paruşk, gülçiv, kilden yapılmış çeşitli kaplar ve tüm yöresel giysi çeşitleri. Ecdadın bu eşyalarının isimlerini merak edenler araştırıp öğrenebilirler.
Daha sonra Balveren köyü kütüphanesinin öğretmenler odasına geçtik ve gönüllü ders veren bir öğretmen özetle: “Kütüphanemiz 2013 yılında tek bir oda ile hizmet vermeye başladı. O tarihte kütüphanemizde 10.000 kitap bulunuyordu. Yeni binamıza geçerken büyük bir kısmı çok yıprandığı için geri dönüşüme verildi. Halı hazırda kütüphanemizde 4000 kitap mevcuttur. Biz köydeki öğrencilerimize tüm öğretmen arkadaşlar gönüllü ders veriyoruz. Burada ki harcamaların hepsini kendimiz karşılıyoruz. Planlı bir çalışma programımız vardır. Bu programımızdan asla taviz vermiyoruz. Öğrencilerimiz çok çalışıyor ve çok güzel başarılar elde ediyoruz. Bu başarılar bizi daha çok motive ediyor. Kütüphanenin fiziksel olarak bazı eksiklerinin olduğunu, kendi imkanlarımızla bunları giderecek durumumuz yok, ama mutlaka bu eksiklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Daha sonra Rektör Abdurrahim Alkış: “Sizleri tebrik ediyorum, gönüllü ders vermeniz gurur verici, bizi duygulandırdınız. Ben de Balverenliyim bu köyde, yani kendi köyümde ilkokulu okudum. Bu bahsedilen eksikleri sayın Valimizle paylaşacağım ve mutlaka yardımcı olmaya çalışacağız. Hazırlayacağınız projeleri bize gönderin biz o projelerinizi değerlendirip hayata geçireceğiz. Kütüphanenin herhangi bir eksiği sorunu olursa bize gelin hep beraber o eksiği gidermeye çalışalım dedi.”
Herkesçe malumdur ki uygarlık, medeniyet ancak ve ancak başarılı bir eğitimle olur. Balverenli eğitimciler bunu iyi analiz etmişler ki kendi istikballerini kazandıkları halde onunla yetinmemişler, köylerinde bir kütüphane kurmuşlar, köydeki öğrencilere, hemşerilerine gönüllü fen, matematik, Türkçe ve diğer dersleri vermektedirler. Ne zamandan beri: 2013 tarihinden bugüne kadar. Umarım diğer köylerde ki eğitimci arkadaşlar da sizleri örnek alır değerli Balverenli gönüllü muallimler.
Memleketimize örnek olmanız dileğiyle.