HER NESİL AYNI ZAMANDA BİR İMTİHANDIR. ‘Z KUŞAĞI’

Günümüzde “Z kuşağı” diye tabir edilen nesil; hızın, hazzın ve hazırcılığın tam ortasında büyüdü.

Günümüzde “Z kuşağı” diye tabir edilen nesil; hızın, hazzın ve hazırcılığın tam ortasında büyüdü. Maalesef hayat felsefelerini Özenti, Şöhret ve Sanal bir Âlemde tahayyül ettiler. Dünyayı dijital mecralarda parmak ucuyla kaydırarak tanıdılar; ilimden yoksun, bilimden uzak bir ruh hâliyle. Heyhat, ne heyhat…
Telefon marifetiyle bir tıkla dost edindi, bir kaydırmayla dostluktan vazgeçti ‘yeni kuşak’. Lâkin bu tarz ile büyüyen bir zihniyet, çağın yükünü taşıyabilecek mi? Hayatını sosyal medyaya adayan bir nesil geleceği inşa edebilir mi?
Zira bu kuşağın en büyük handikapı; kıymet bilmez, kadir tanımaz bir anlayışla tarihi ve kültürel değerleri sırtında bir yük, geleneği ise ‘modası geçmiş’ bir eşya gibi tasavvur etmesidir. Alın terinin değerini değil, algoritmanın hızını önemser. Hâliyle tarihî değerleriyle, kültürel varlıklarıyla, gelenek ve görenekleriyle bağı kopmuş bir neslin kimliğini muhafaza etmesi beklenemez.
İşte ‘Z kuşağının’ bir kısmı, bu denli zahmetsiz bir gelecek tasavvur ediyor. Ancak zahmet çekmeden Başarı, Sabretmeden mutluluk, Emek vermeden Nimet sahibi olmanın olanağı yoktur. Nispeten duygusal ve dünyevî objelerle hareket ettiklerinden, gerçek hayatla bağ kurmada sorun yaşıyorlar.
Dünyayı ‘beğen’ tuşuyla düzeltmek mümkün değildir. TikTok’tan ibaret bir hayat, asırlık medeniyet birikimini taşıyamaz. Keza gerçek hayat emek ister, mücadele ister, sabır ister.
Elbette her kuşağın kendi dinamikleri ve bakış açıları vardır. Bütün bir nesli aynı şekilde değerlendirmek adil ve doğru değildir. İçlerinde pırıl pırıl zihinler, tertemiz yürekler vardır. Ayrıca bir milletin hafızası ve istikbali gençliğinden ibarettir.
Burada ‘Z kuşağına’ düşen; Kolay olanı değil, Doğru olanı seçmektir. Haz peşinde koşmak değil, hakikatin izini sürmektir. Sanal Âlemde kaybolmak değil, gerçek hayatta iz bırakmaktır.
Ebeveynlere düşen görev ise sadece eleştirmek değil, rehberlik etmektir. Sadece yargılamak değil, anlamaya çalışmaktır. Zira gençlik kaybedilmiş bir dava değil; doğru istikamete yönlendirilmesi gereken bir cevherdir.
Günümüzde sosyal medyada birkaç saniyelik bir video için saatlerini harcayan nesil, ne yazık ki ailesine ayıracağı birkaç dakikayı çok görebiliyor. Oysa aile toplumun OMURGASIDIR. Bir TikTok akışından çok daha önemli ve çok daha değerlidir.
Bu gençliğin elinde kitap yerine telefon, bilim yerine algoritma, tefekkür yerine “scroll” vardır. Ne yaman çelişkidir ki; bir parmak hareketiyle dünyayı dolaştığına kani olan kuşak, birkaç saniyelik videolarla hayatın özünü kavradığına inanıyor. Halbuki Hayat: Bilgi İster, İlim İster, Tecrübe İster, Sabır İster.
Bugünün gençliğinde gözlemlediğimiz en tehlikeli kırılma; dünyayı yalnızca haz merkezli okumalarıdır.
Evet, sorun yalnızca ‘Z kuşağında’ değildir. Bu kuşağı kim yetiştirdi? Onlara hangi değerleri miras bıraktık? Hangi rol modelleri sunduk? Bunlarında ifade edilmesi elzemdir.
Doğal olarak ‘Z kuşağı’ ya estetik vitrinlerde kaybolacak, ya da dijital çağın imkânlarını KARAKTERLE, AHLAKLA VE BİLGİYLE yoğurarak yeni bir gelecek inşa edecektir.
Bu tercih onların olduğu kadar, toplumun da tercihidir.
Unutmayalım: Eğer gençlik dünyayı tozpembe görüyorsa, bu belki de ona hayatın gerçeklerini anlatacak ebeveynlerin eksikliğindendir. Eğer zahmetsiz bir hayat hedefliyorsa, belki de zahmetin kıymetini gösterecek örnekler sunulmamıştır.
‘Z kuşağı’ doğru rehberlikle, sağlam bir değer eğitimiyle sorumluluğa yönlendirildiğinde, bu toplumun lokomotifi olabilir. Neticede enerjileri var, zekâları var, teknolojiye hâkimiyetleri var. Eksik olan; tecrübe, sabır ve anlayıştır.
Özetle köksüz ağaç ilk fırtınada devrilir. Bu gençlik ya rüzgârın savurduğu bir yaprak olacak, ya da medeniyetin yükünü omuzlayan bir çınar…
Tercih onların, sorumluluk ise hepimizindir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazar Yazıları Haberleri