Cizre’nin gündemi son zamanlarda sık olarak değişkenlik gösteriyor. Uzun yıllardan beri devam eden tefecilik ve son zamanlarda yine çok kullanılan artan fuhuş ile birlikte Amedspor galibiyetleri ile hortlayan abartılı kutlamalarla ile birlikte kucağımıza yeni bir “F” daha düştü. Son trendlerimiz
Finans (Tefecilik ve yasadışı bahis)
Fuhuş (artan uyuşturucu kullanımı ile birlikte)
Futbol (Amedspor galibiyet kutlamaları)
İlk iki “F” yıllardır yaşadığımız coğrafyanın en büyük sorunları olarak görülüyordu. Bunları yazmaktan, her platformda dile getirmekten yorulduk artık. Bu gün üstünde durmamız gerek en büyük “F” ise maalesef abartılı ve holiganca yaptığımız ateşli kutlamalardır.
Elbette takımını destekleyen taraftarın sevinmeye hakkı vardır. Elbette gençlerin başarı karşısında coşku yaşamaları, sokaklara çıkmaları ve takımlarının başarısını kutlamaları anlaşılabilir bir durumdur. Fakat bir noktadan sonra sevinç, başkalarının can güvenliğini ve huzurunu tehdit etmeye başlıyorsa orda durup düşünmek gerekir.
Amed sporun sahadan galip olarak ayrıldığı son üç maçın bitiminde binlerce kişinin sokaklara çıkması ve havai fişeklerin yanı sıra çok ses çıkaran patlayıcıların kullanılması Cizre’de alışık olmadığımız bir kutlama biçimini ortaya çıkmasına sebep oldu.
Bir insanın sevinme hakkı varsa, başka bir insanın da korkmadan, gürültüye maruz kalmadan, evinde ve sokağında güven içinde yaşama hakkı vardır. Çocuğu uyuyan bir anne, yaşlı bir insan, sabah işe gidecek bir emekçi, sokakta yürüyen bir genç veya aracını kullanan bir sürücü için kontrolsüz patlamaların ne anlama geldiğini düşünmek zorundayız.
Dün akşam yaşanan sevinç gösterileri sonucunda ortaya çıkan bilanço korkutucu boyuttadır. Yanan 3 ev ve bir iş yeri, araca isabet eden havai fişek, gözüne havai fişek değmesi sonucu yaralanan bir itfaiye çalışanı ve ilçenin birçok yerinde yaşanan büyük kavgalar. Naçizane görüşüm dün akşam yaşanan kavgalar günlerce sürecek ve ailelere, aşiretlere kadar sirayet edecektir.
Sevinmek hakkımızdır.
Ama başkasına zarar vermek hakkımız değildir.
Cizre’nin ihtiyacı daha fazla gürültü, daha fazla kışkırtma (provakasyon), daha fazla holiganizm değil. Daha fazla spor alanı, daha fazla kültür merkezi, daha fazla eğitim ve istihdam yaratacak olan daha fazla ticari girişimdir.
Amed sporun her galibiyetini elbette kutlayalım . Ama bu sevincimiz insanca ve kentimizin dinamikleri ve içinden geçtiğimiz süreci etkilemeden, Cizre’ye yakışır bir şekilde olmalıdır. Çünkü bizim sevincimiz, başka bir Cizre’linin korkusuna dönüşüyorsa orada bir şeyleri yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir.