Tarihsel derinliği, kültürel birikimi ve siyasal hafızasıyla Cizre, kendi bölgesel siyasetinin ve dinamiklerinin yönünü belirleyen öncü kentlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Şehir, yalnızca ekonominin motor gücü, ticaret yollarının kavşağı, demografik veya coğrafi bir merkez olmanın ötesinde; kolektif zekâ üretimi, siyasal bilinç geliştirme ve toplumsal dayanıklılık bakımından da dikkat çekici bir stratejik kapasiteye sahiptir.
Bu nedenle Cizre’nin siyasal süreçlerde üstlendiği rol, bölgesel ölçekte bir “motor güç” niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda, geçmiş dönemlerde de gündemini oldukça meşgul eden ve tabanda büyük bir heyecan uyandıran il olma meselesinin yeniden dillendirildiğini görmekteyiz. Ancak il olma müjdesinin verildiği tarihten yalnızca bir gün sonra bu kapsamdan çıkarılması, ciddi tartışmalara sebebiyet vermiş ve kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yaratmıştır.
Geçmiş dönemde Cumhurbaşkanı tarafından müjdesi verilen Cizre’nin il olma vasfının hayata geçirilmesi ve hak ettiği temsiliyete kavuşması adına Sivil Toplum Kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, siyasi parti temsilcilerinin, kanaat önderlerinin ve önceki dönem siyasetçilerinin bu yöndeki çağrılarını görmekteyiz.
Cizre’nin il olma meselesi, birçok kesim tarafından siyasi saiklerle gündeme getirildiği ve seçime yönelik bir söylem olduğu şeklinde algılansa da kamuoyunda artık büyük bir beklenti oluşmuş ve bu beklenti toplumsal bir talebe dönüşmüştür.
Ancak bu talebin karşılık bulması ve muhatapları nezdinde sonuç alabilmesi, tek başına münferit hareketlerle değil, toplumun tamamını ve tüm dinamiklerini kapsayan güçlü, örgütlü bir yapıyla mümkündür. Sosyal medyada kendilerine paye çıkarmaya çalışanların tek başına hareket etmesi, yeterli bir toplumsal mutabakat oluşmadan sorumluluk üstlenmesi ve açıklamalarda bulunması, elimizi güçlendirmek yerine zayıflatmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Bunun yolu; tüm Sivil Toplum Kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, siyasi parti temsilcilerinin, esnaf odalarının, kanaat önderlerinin ve toplum tabanında karşılığı bulunan insanların bir araya gelerek oluşturacağı güçlü bir “Şehir Platformu” çatısı altında örgütlü çalışmalar yürütmesinden geçmektedir.
Kişisel ihtirasların, bireysel hesapların ve ekran yüzü olma çabasının Cizre’ye hiçbir faydası olmayacaktır. Bu mesele şahısların değil, bir şehrin ortak meselesidir. Dolayısıyla toplumun bütün katmanlarının sürece dâhil edilmesi, ortak bir irade etrafında buluşulması ve kurumsal bir mücadele anlayışının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Cizre’nin il olma talebi, birkaç kişinin değil, bütün bir şehrin ortak iradesiyle dile getirilmelidir.