Memur-Sen Şırnak İl Başkanı Abdullah Çatı’dan Sert Çıkış: “İftiralara Sessiz Kalmayacağız”

Memur-Sen Şırnak İl Başkanı Abdullah Çatı, Şırnak merkez Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan sendika binasında bir basın açıklamasında bulundu.

Çatı, açıklamasında hayatını kaybeden öğretmen Irmak Ayşe Koparan’a Allah’tan rahmet dileyerek, ailesine ve eğitim camiasına başsağlığı dileklerini iletti.

Abdullah Çatı basın açıklamasında, Eğitim Sen Şırnak Şubesi tarafından sosyal medyada yapılan paylaşımlara tepki gösterdi.

Çatı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Eğitim Sen Şırnak Şubesi tarafından sosyal medya mecralarında paylaşılan ve Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresini hedef alan açıklamalar; mesnetsiz, gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalardır. Yaşanan acı bir olayın üzerinden manipülasyon yapılmasını kabul etmiyoruz.”

“Ek ders ücreti talebi mevzuata aykırıydı”

Çatı, okul yönetimine yönelik iddiaların temelinde ek ders ücreti tartışması olduğunu belirterek şöyle konuştu:“Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresinin hedef alınmasının temel nedeni, öğrencilerin tamamının okula gelmediği günlerde ek ders ücreti alma girişiminin mevzuata uygun olmamasıdır. Bakanlık görüşü de açıktır. Bu konuda okul idaresinin ödeme yapma yetkisi yoktur.”

“Soruşturma süreci yürütüldü”

Abdullah Çatı, özel gereksinimli bir öğrenciye yönelik şiddet iddiasıyla ilgili de açıklama yaparak:

“Otizmli öğrencimize yönelik şiddet iddiası ile ilgili olarak idari ve adli soruşturma başlatılmıştır. Okul idaresi bu süreçte öğrencinin haklarını korumak adına gerekli adımları atmıştır.” dedi.

Basın açıklamasında Abdullah Çatı şu ifadelere yer verdi:“Değerli Eğitim Camiası ve Kamuoyunun Dikkatine,

Vefatıyla hepimizi derinden sarsan meslektaşımız ve üyemiz Irmak Ayşe KOPARAN’a Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve tüm eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz.

Eğitim Sen Şırnak Şubesi tarafından sosyal medya mecralarında paylaşılan ve Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresini hedef alan mesnetsiz açıklama; müessif ve acı dolu bir olayı manipülasyon malzemesi yapmak gibi alçaklığı barındıran, insanların acılarını Sendikamıza kara çalmak basitliğine alet eden organize bir karalama kampanyasıdır. Kamu vicdanını yanıltmaya yönelik bu asılsız iddialara karşı sürecin hukuki ve idari gerçeklerini kamuoyunun takdirine sunuyoruz:

Bakanlık Görüşüyle Engellenen Haksız Kazanç Girişimi

Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresinin hedef alınmasının, okul yöneticilerimize karşı husumet beslenmesinin temel nedeni; sınıfında bulunan öğrencilerinin tamamının okula gelmediği günlerde ek ders ücreti alma girişiminin mevzuatı izin vermediği için kabul görmemesidir. Bu hususta mevzuat da bakanlık görüşleri de son derece açık ve nettir. Mevzuatında açık bir hüküm bulunmayan ve Bakanlığın ödemenin mümkün olmadığı yönünde görüş verdiği bir konuda, okul idaresinin ücret ödeme imkanı ve yetkisi yoktu. Bu hukuksuz talebin karşılanmaması nedeniyle okul yönetimine husumet beslenmiş; okul yönetimi sırf bu hukuki duruşu nedeniyle hedef tahtasına oturtulmuştur.

Otizmli Öğrenciye Şiddet İddiası Soruşturması:

İdareye duyulan öfkenin ve açılan soruşturmaların en vahim boyutu, meslek ahlakıyla bağdaşmayan bir iddiadır. Kendini savunamayan, özel gereksinimli (otizmli) bir öğrencimize yönelik şiddet uygulandığı iddiasıyla ilgili sendikaya üye öğretmen hakkında yasal ve idari soruşturma başlatılmıştır. Okul idaresi, korunmasız otizmli bir çocuğumuzun haklarını gözeterek soruşturmayı kararlılıkla üst mercilere iletmiş ve tüm baskı ve iftiralara rağmen bu utanç dolu iddianın üzerinin örtülmesine müsaade etmemiştir.

Mazeret Tayin Koparmak İçin "Hukuku Kötüye Kullanma" Tezgahı ve Kesinleşmiş Yargı Kararı:

Yürüttüğü usulsüzlükler ve otizmli öğrenciye şiddet iddiası sebebiyle hakkında soruşturma açılan öğretmen, "can güvenliği mazeretini" gerekçe göstererek haksız yer değişkiliği elde edebilmek için, hukuku kullanmaya çalışmıştır. Kurulan kumpas bizzat mahkeme hakimi tarafından ilgili öğretmenin "kanunu açıkça kötüye kullandığı" ve “idari soruşturmalar sebebiyle husumet beslediği” tespitiyle art niyet yargı eliyle reddedilerek tescillenmiştir.

Okul idaresi tarafından her hangi bir baskı, mobbing, dışlamaya maruz kalmamasına rağmen bahse konu öğretmen, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında yer alan "kadının beyanı esastır" ilkesi kapsamında koruma kararı çıkartmıştır. Okul idaresinin itirazı üzerine haksız ve yersiz koruma kararı iki gün sonra kaldırılmıştır.

Bahse konu öğretmen her hangi bir baskı, şiddet, tehdit, mobbing maruz kalmamasına rağmen koruma kararı ve emniyetteki ifadesini delil göstererek Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idarecilerine suç duyurusunda bulunarak CAN GÜVENLİĞİ MAZERETİNDEN TAYİN KARARI çıkarılmasını talep etmiştir.

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tayin talebini reddetmiştir.

•Bahse konu öğretmen öğrencisini darp ettiğinden dolayı soruşturma geçirdiği için mi idareyi hedef aldı?

•Öğrencileri gelmemesine rağmen ek ders almak istediği için mi okul idaresini hedef haline getirdi?

•Yıllarca çalışsa gidemeyeceği Aydın iline can güvenliği mazereti ile tayin olabilmek için mi okul idaresine iftira attı?

•Şikayet hakkını kötüye kullanarak okul idarecilerine iftira atan bahse konu kadın öğretmenimiz bu iftirası ile mi kalacak?

•Mevzuat gereği mahkeme kararı ve idare amirin izni olmadan can güvenliğinden yer değişikliği talebi Cizre İlçe Milli Eğitim tarafından mevzuata aykırı olarak neden gönderildi. (Cizre ilçe mem mevzuata hakim değil mi?)

•Bizler mobbingin ve şiddetin tamamına karşısıyız AMA Kadının bayanı esastır konusu istismar ederek iş yerleri çalışılmaz hale getirilerek, asıl amaç il dışına tayin istemek mi?

•Asıl amaç suç isnadı ve soruşturma hakkını kötüye kullanarak okul idaresine iftira atarak can güvenliğinden tayin olmak mı?

Sendikal Sorumsuzluk Gerçek Mağdurların Sesini Kısmaktadır!

Buradaki asıl vahim durum; suçluluğu ve usulsüzlüğü somut delillerle ortada olan üyesini yalan, iftira ve algı operasyonlarıyla kollamaya çalışan sendikal yapının eğitim camiasına verdiği büyük zarardır. Kendi kişisel çıkarları ve kurdukları kumpaslar için "mobbing" kavramını manipüle edenler, eğitim ortamındaki huzuru sabote etmekle kalmayıp; okullarda gerçekten haksızlığa, baskıya ve mobbinge uğrayan öğretmenlerimizin sesinin duyulmasını engellemekte ve hak arama süreçlerine en büyük darbeyi vurmaktadır.

Özel gereksinimli evlatlarımıza şefkat ve fedakarlıkla hizmet veren Şırnak bölgesinin ilk özel eğitim okulu olan Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu idaresinin, mevzuata aykırı ödeme peşinde koşan ve özel gereksinimli bir çocuğa el kaldırdığı iddiasıyla soruşturma başlatılan öğretmenin aklama aparatı yapılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.

Adli ve idari makamları manipüle etmeye yeltenen bu hadsiz açıklamayı şiddetle kınıyor; dik duran idarecilerimizin yanında, kirli hesap sahiplerine karşı hukuki mücadelemizi kararlı şekilde sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ederiz.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Şırnak Haberleri