Cizre’de Eğitim-Sen Şırnak Şubesi öncülüğünde bir araya gelen eğitimciler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti üyeleri, eğitim kurumlarında tırmanan şiddet olaylarına karşı tek ses oldu. KESK Şırnak Şubeler Platformu önünde toplanan kalabalık grup, ellerinde "Artık Yeter" pankartı ve "Öfkeliyiz, güvende değiliz" dövizleriyle Cizre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne kadar sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Cizre Milli Eğitim Müdürlüğü önüne kadar süren sessiz yürüyüşün ardından açıklama yapan Eğitim-Sen Şırnak Şube Başkanı Adnan Şenbayram, bugün bir araya gelmelerinin sebebinin, Siverek ve Kahramanmaraş’ta okullara yapılan silahlı saldırıları protesto etmek olduğunu belirtti.
Şenbayram, Kahramanmaraş’ta bir ortaokula, 8. sınıfa giden bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırının herkesi derinden üzüp öfkelendirdiğini ifade etti. "Onlarca çocuğun ve eğitim emekçisinin hayattan koparıldığını" vurgulayan Şenbayram, "Ölenin çocuk, öldürülenin çocuk olduğu, hayattan koparılanın ise çocukları geleceğe hazırlayan emekçi eğitimciler olduğu bir Türkiye’yi görmekteyiz," dedi. Şenbayram, her gün bir öğrencinin, bir çocuğun ve bir eğitim emekçisinin hayatını kaybetmesinin kabul edilemez olduğunu ve buna alışmak istemediklerini belirtti. Ancak, yaşanan bunca olaya rağmen ülkede ne bir kişi istifa etti ne de sorumluluk alındı. Yöneticiler, mülki idare amirleri, Milli Eğitim Müdürleri ve Milli Eğitim Bakanı bu konuda hiçbir adım atmadı. Şenbayram, "Biz bugün iki gün boyunca iş bırakıyoruz. Okula gitmemek için değil, bir canımızın daha hayattan koparılmaması için iş bırakıyoruz," dedi.
Açıklamanın ardından Eğitim-Sen Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Yücel, eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılmasının, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybını arttırdığını ifade etti. Yücel, "Geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik'in acısını hâlâ içimizde taşıyoruz. Bu trajediler yeniden yaşanıyorsa, şiddet eğitim kurumlarında yapısal bir sorun haline gelmiş demektir," dedi. Yücel, eğitim emekçileri olarak, okullara gittiklerinde her zaman kendi canlarını öğrencilerinin canına siper edeceklerini, hiçbir çocuğu ötekileştirmeden, her birinin üstün yararını gözeterek mesleklerini icra edeceklerini belirtti.
Yücel, Eğitim-Sen olarak bir kez daha altını çizdiklerini söyledi: "Eğitim, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal ve piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir haktır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği, fiziksel ve ruhsal bütünlüğü kamusal sorumluluğun en temel gereğidir."
Okullarda yaşanan şiddete hayır demek için bir araya geldiklerini belirten Öğretmen Sendikası Temsilcisi İrem Koç ise, "Eğitim alanları korkunun değil dayanışmanın mekânı olmalı. Öğretmenlerin, öğrencilerin ve tüm eğitim emekçilerinin şiddetsiz, sağlıklı, huzurlu ortamlarda yaşamaya, var olma hakkı vardır," dedi. Koç, yaşamı savunmak ve eğitimi kurtarmak için eylemde olduklarını ve artık geri atacak tek bir adım kalmadığını ifade ederek, "Yaşamak için hep birlikte haykırmak, harekete geçme vaktidir," dedi.
DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevruz Uysal Aslan ise, ölenlere rahmet, yaralananlara geçmiş olsun dileklerini iletti ve sonrasında şunları söyledi: "Bir haftadır yapılan saldırılar, iktidarın politikalarının bir sonucudur. Bu sistem çürümüş bir sistemdir. Okullar artık güvenli değil. Yaşananlar rutin olaylar değil, katliamdır. Sorumlular istifa etmelidir."
SES Şırnak Şube Eşbaşkanı Samet Kaya ise, okullara yönelik saldırıların sadece eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik şiddetle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda giderek derinleşen toplumsal şiddeti de gündeme getirmeleri gerektiğini vurguladı. Kaya, "Şiddet, yaşandığı anla sınırlı değildir. Okullar gibi güvenli olması gereken alanlarda yaşanan bu saldırılar, çocukların, gençlerin ve eğitimcilerin kendini güvende hissetme hakkını doğrudan hedef almaktadır," dedi. Kaya, meselenin sadece bir güvenlik meselesi olmadığını ifade ederek, "Okullar, hastaneler ve kamusal alanlar güvenli olmalıdır. Emekçiler korunmalı, çocuklar ve gençler şiddetten uzak bir ortamda büyütülmelidir," diye ekledi.