Açıklamada, 6 Şubat depremlerinin yalnızca geçmişte yaşanan bir felaket olmadığı, üçüncü yılında da etkilerinin sürdüğü vurgulandı. Denetimsizlik, rant odaklı politikalar ve cezasızlık nedeniyle on binlerce insanın yaşamını yitirdiği hatırlatılırken, deprem bölgesinde barınma, sağlık, eğitim ve yaşam hakkı ihlallerinin devam ettiği ifade edildi.
Platform adına yapılan açıklamada, konteyner kentlerde insan onuruna aykırı koşulların kalıcı hale geldiği, kalıcı konutların yetersiz olduğu ve sağlık ile eğitim hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşandığı belirtildi. Yeniden inşa sürecinde tarım alanlarının yapılaşmaya açılması ve taş ocaklarının yaygınlaştırılmasının ise ekolojik yıkımı derinleştirdiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, depremde sorumluluğu bulunanlar hakkında etkili ve caydırıcı bir adalet sürecinin işletilmediği vurgulanarak, cezasızlığın yeni felaketlerin önünü açtığı ifade edildi. Tüm kamu binalarının bilimsel ölçütlerle denetlenmesi, imar aflarının kaldırılması, deprem vergilerinin şeffaf kullanılması ve kapsamlı bir Deprem Kanunu çıkarılması çağrısında bulunuldu.
Basın açıklaması, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlerin saygıyla anılması ve adalet mücadelesinin süreceği vurgusuyla sona erdi.