Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İpek Türktaş, doğanın canlanmasıyla birlikte çocuklarda görülme sıklığı artan alerjik hastalıklara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Polenlerin yoğunlaştığı bu dönemde ortaya çıkan belirtilerin basit bir mevsimsel durum olarak geçiştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Türktaş, genetik yatkınlığı olan çocuklarda polen alerjisinin genellikle 3-4 yaşından itibaren başladığına dikkat çekti.
"Sadece küçük çocuklarda görülmüyor"
Alerjik hastalıkların uzun yıllar sürebileceğini belirten Prof. Dr. Türktaş, "Bu durum sadece küçük yaşlarda ortaya çıkmaz; ilkokul, ortaokul, lise hatta üniversite yıllarında da başlayabilir" diyerek her yaş grubunun risk altında olduğunu ifade etti. Bahar alerjisinin en çok burun, üst solunum yolları ve gözleri etkilediğini söyleyen Türktaş, en sık karşılaşılan tabloların alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve alerjik rinit (saman nezlesi) olduğunu belirtti.
Bu belirtilere dikkat!
Polenle temas sonrası ortaya çıkan semptomları sıralayan Türktaş, "Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, burun akıntısı, kaşıntısı, art arda hapşırmalar ve burun tıkanıklığı en sık karşılaştığımız bulgular arasında yer alır. Özellikle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında artış gösteren bu bulgular, tedavi edilmediğinde giderek şiddetlenebilir" uyarısında bulundu.
Tedavi edilmezse kronik sorunlara yol açıyor
Bahar alerjisinin ihmal edilmesinin ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Prof. Dr. Türktaş, tedavi edilmeyen vakalarda; gözlerde iltihaplı konjonktivit, orta kulakta sıvı birikmesi, kronik sinüzit ve burunda polip gelişimi gibi komplikasyonların görülebileceğini aktardı.
"İlk adım şüphelenmek"
Bazı çocuklarda polen alerjisinin öksürük, balgam ve bronşit gibi astım ataklarını da tetikleyebileceğini dile getiren Türktaş, "Alerjik hastalıkların tanısında ilk adım şüphelenmektir. Ardından bir alerji merkezinde değerlendirme yapılarak doğru tanı konulmalı ve tedavi planlanmalıdır. Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir."