Uluslararası standartların oluşturulmasında güvenilir veri, ortak çalışma ve bilimsel risk analizinin önemine vurgu yapıldı.
12. Uluslararası Beslenme ve Diyetetik Kongresi, 14-17 Ekim tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi. Kongre kapsamında Gıda Güvenliği Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen “Gıda Güvenliğinde Bilim Temelli Risk Değerlendirmesi” panelinde, toplum sağlığının korunması ve gıda güvenliğinin sağlanmasında bilimsel yöntemlerin rolü ele alındı.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel ile Gıda Güvenliği Derneği Başkan Yardımcısı Dr. Samim Saner’in başkanlığını üstlendiği oturumda, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bensu Karahalil ve Birleşmiş Milletler FAO/WHO Codex Alimentarius Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Betül Vazgeçer değerlendirmelerde bulundu.
Gıda güvenliğinde çok yönlü bilimsel değerlendirme şart
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı ve JECFA Uzmanlar Komitesi üyesi Prof. Dr. Bensu Karahalil, gıda katkı maddelerinin güvenliğinin belirlenmesinde standartlaştırılmış toksisite testlerinden elde edilen verilerin kullanıldığını belirtti. Karahalil, bilimsel araştırmalarda veri kalitesinin artırılması, yöntemlerin standartlaştırılması ve farklı kaynaklardan elde edilen sonuçların birlikte değerlendirilmesinin önemini vurguladı.
Aynı madde üzerinde yürütülen araştırmalarda farklı sonuçların ortaya çıkabileceğini ifade eden Karahalil, yalnızca tek bir çalışmanın olumlu ya da olumsuz bulgusuyla karar verilmesinin doğru olmadığını kaydetti. Bilimsel literatürde “kanıtların ağırlığı” olarak adlandırılan yaklaşımın, farklı araştırmaların ve kullanılan yöntemlerin bir bütün olarak incelenmesini gerektirdiğini belirtti.
Karahalil ayrıca yapay zekâ, moleküler biyoloji ve toksikoloji alanındaki gelişmelerin risk değerlendirmelerine yeni imkânlar sunduğunu, bu sayede maddelerin olası etkilerinin yanı sıra etkilerin ortaya çıkmasına neden olan biyolojik mekanizmaların da incelenebildiğini dile getirdi.
Uluslararası gıda standartları uzun soluklu çalışmalarla hazırlanıyor
Birleşmiş Milletler FAO/WHO Codex Alimentarius Komisyonu Başkan Yardımcısı Dr. Betül Vazgeçer ise uluslararası gıda standartlarının hazırlanmasında güvenilir verilerin ve kabul görmüş analiz yöntemlerinin temel oluşturduğunu belirtti.
Bir konunun uluslararası standarda dönüşmesinin kapsamlı bir risk değerlendirmesi gerektirdiğini ifade eden Vazgeçer, bu süreçlerin çoğu zaman üç ila beş yıl sürebildiğine dikkat çekti. Uluslararası standartların tek bir araştırmaya, bilim insanına veya ülkeye dayanmadığını vurgulayan Vazgeçer, Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü bünyesindeki uzman komiteler tarafından hazırlanan tarafsız bilimsel tavsiyelerin önemine işaret etti.
Türkiye’nin uluslararası gıda standartlarının geliştirilmesinde önemli bir paydaş olduğunu belirten Vazgeçer, bilim insanları, kamu kurumları ve üreticiler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Özellikle Türkiye’nin üretim ve ihracatında öne çıkan ürünlerde uluslararası standart çalışmalarına katkının sürdürülmesinin önemini dile getirdi.
Beslenme alanındaki bilgi kirliliğine karşı bilimsel iletişim öne çıkıyor
Kongre Başkanı Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirel de gıda ve beslenme alanında giderek artan bilgi kirliliğine karşı bilimsel verilerin doğru değerlendirilmesi ve topluma anlaşılır biçimde aktarılması gerektiğini belirtti.
Beslenme ve gıda güvenliği konusunda farklı meslek gruplarının ortak çalışmasının önemine değinen Demirel, diyetisyenlerin bilimsel kanıtlarla desteklenen bilgileri tüketicilere ulaştırma konusunda önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti.
Demirel, vatandaşların karşılaştıkları beslenme önerilerini sorgulamalarının, bilgilerin güvenilirliğini araştırmalarının ve bilimsel otoritelerce doğrulanmış kaynaklara yönelmelerinin önemini vurguladı.
Kongrede yapılan değerlendirmelerde, gıda güvenliğinin sağlanması ve toplum sağlığının korunması için bilimsel kanıtların bütüncül biçimde ele alınması, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve doğru bilginin kamuoyuna ulaştırılması gerektiği mesajı öne çıktı.