Eski raporlar üzerinde dijital değişiklikler yapılarak araçların kusurlarının gizlenebildiğine dikkat çeken uzmanlar, alıcıları ilan sitelerindeki belgelere güvenmek yerine bağımsız ekspertiz yaptırmaları konusunda uyarıyor.
İkinci el araç satışlarında güven sorunu yeni bir boyut kazanırken, yapay zekâ destekli görsel düzenleme araçlarının kötüye kullanılması endişe yaratıyor. İddiaya göre bazı satıcılar, daha önce hazırlanmış ekspertiz raporlarını değiştirerek motor arızalarını, boyalı veya değişen parçaları gizleyebiliyor ya da raporları güncelmiş gibi gösterebiliyor.
Bu yöntemle hazırlanan belgeler, aracın durumunu doğru yansıttığı izlenimi oluştururken, alıcıların satın alma sonrasında yüksek tamir masraflarıyla karşılaşmasına neden olabiliyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarı: Eski Ekspertiz Raporuna Güvenmeyin
Oto ekspertiz merkezi işletmecisi Nihat Peldek, yapay zekâ yardımıyla eski ekspertiz raporlarının değiştirilerek alıcıların yanıltılabildiğini belirtti.
Peldek, bazı raporlarda ciddi kusurların gizlenirken bir veya iki küçük kusurun özellikle bırakıldığını, böylece belgenin daha inandırıcı gösterilmeye çalışıldığını ifade etti. Alıcıların, tanınmış bir firmaya ait olduğu izlenimi veren raporları yeterli görerek aracı yeniden ekspertize sokmadan satın alabildiğini belirten Peldek, bu durumun sonradan ciddi mağduriyetlere yol açabildiğini söyledi.
Araçların yalnızca belge üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Peldek, satın alma öncesinde aracın alıcının güvendiği bağımsız bir ekspertiz merkezinde ayrıntılı şekilde incelenmesini tavsiye etti.
Yapay Zekâ Fiziksel Araç Kontrolünün Yerini Tutmuyor
Ekspertiz işleminin yalnızca fotoğraf veya belge incelemesinden ibaret olmadığını belirten Peldek, araçların kaporta, mekanik sistemler, hava yastıkları, kilometre verileri ve elektronik donanımları açısından uzman kişilerce kontrol edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Fiziksel incelemenin önemine dikkat çeken Peldek, araç satın alınmadan bir gün önce veya mümkünse aynı gün güncel ekspertiz yaptırılmasının alıcıları olası risklere karşı koruyabileceğini kaydetti.
Sadece Ekspertiz Değil, Bakım Kayıtları da İncelenmeli
İkinci el araç alırken yalnızca ekspertiz raporunun yeterli olmayacağını belirten uzmanlar, aracın geçmişine ilişkin kayıtların da ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini vurguluyor.
Araç almayı düşünenlerin şu noktalara dikkat etmesi öneriliyor:
- Hasar kaydı: Aracın geçmiş kazaları, hasar tutarları ve değişen parçaları kontrol edilmeli.
- Kilometre bilgisi: Geçmiş kilometre kayıtları karşılaştırılmalı, tutarsızlıklar araştırılmalı.
- Bakım geçmişi: Yetkili servis veya özel servis kayıtları, bakım faturaları ve işlem tarihleri incelenmeli.
- Triger ve mekanik parçalar: Özellikle yüksek maliyetli bakım gerektiren parçaların değişim geçmişi doğrulanmalı.
- Araç geçmişi: Önceki sahipleri, kaç kez el değiştirdiği ve yedek anahtar durumu sorgulanmalı.
Uzmanlar, bakım defterleri ve servis kayıtlarının da tek başına yeterli olmayabileceğini, bilgilerin mümkün olduğunca faturalar ve servis kayıtları üzerinden doğrulanması gerektiğini belirtiyor.
Kış Bakımı da Araç Alırken Göz Ardı Edilmemeli
Araçların mevsimsel bakımlarının da satın alma sürecinde değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Peldek, özellikle kış ayları öncesinde lastiklerin, motor yağının, kayışların ve soğutma sisteminin kontrol edilmesinin önemine değindi.
Antifriz kullanımına da dikkat çeken Peldek, soğutma sisteminin geçmiş durumunun bilinmesinin önemli olduğunu ifade etti. Uygun olmayan bakım uygulamalarının veya sistemdeki mevcut sorunların ilerleyen süreçte hararet ve su kaçağı gibi arızalara yol açabileceğini belirtti.
Araç Almadan Önce Bu Adımları Atın
Uzmanların ikinci el araç alıcılarına temel tavsiyesi, satıcının sunduğu ekspertiz raporunu tek başına yeterli kabul etmemek. Aracın geçmişi araştırılmalı, bakım kayıtları doğrulanmalı ve satın alma işleminden önce bağımsız bir merkezde güncel ekspertiz yaptırılmalı.
Yapay zekâyla düzenlenmiş bir rapor, aracın gerçek durumunu kanıtlamaz. Bu nedenle alıcıların yalnızca belgenin görünümüne değil, aracın fiziksel durumuna ve doğrulanabilir kayıtlarına odaklanması büyük önem taşıyor.