Cizre Engellileri Koruma ve Dayanışma Derneği 10- 16 Mayıs Engelliler Haftasına ilişkin basın açıklaması yayınlandı.
Cizre Engellileri Koruma ve Dayanışma Derneği Başkanı Gülizar Ölmez, 10-16 Mayıs engelliler haftası nedeni ile bir basın açıklaması yaptı.
Başkan Ölmez yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
Birleşmiş Milletlere üye 156 ülke tarafından, engellilerin sorunlarının gündeme taşınması ve çözüm yollarının tartışılması amacıyla kabul edilen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftasını diğer yıllardan farklı olarak pandemi sürecinin gölgesinde karşıladık. Yaşanan süreç nedeni ile olağan dönemde sağlık hizmetlerine ulaşmada, eğitimde ve istihdamda var olan sorunlar, engelli örgütleriyle yeterince işbirliği yapılmamasından dolayı derinleşmiştir. Yasalarımızın ve Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi gereği, engellilerin ve engelli örgütlerinin karar alma süreçlerinde yer almaması, salgın döneminde uygulanan politikaların engelliler bakımından uyumunu zorlaştırmış; sürekli olarak verilmesi gereken bakım, rehabilitasyon ve eğitim haklarından yararlandırılmasını neredeyse imkansız hale getirmiştir. İçinde bulunduğumuz dönemde ortaya çıkan sorunlar, engelli örgütleri ile koordineli biçimde planlanmış olsaydı; kişinin engeline özel bakım ve rehabilitasyon şartları ile görme, işitme engelliler ve gelişim farklılığı bulunan çocukların, uzaktan eğitimden, daha erişilebilir biçimde faydalanmasını mümkün kılacaktı. Bu dönemde ortaya çıkan tablo, sosyoekonomik ve sosyokültürel politikaların belirlenmesinde engelli örgütlerinin deneyim ve birikimlerinden yararlanılmasını zorunlu olduğunu bir kez dahagöstermiştir.
Geride bıraktığımız yıl, engelliler olarak eğitimde, üretime katılımda ve erişilebilirlik alanında her gün mücadele ettiğimiz sorunları eksiltmemiştir. Engelliler Yasası"yla verilen sürelerin çoktan dolmasına rağmen, kamu ve özel alanlar ile toplu taşıma araçlarının erişilebilir devam etmektedir. Son olarak, metro istasyonlarında erişilebilirliğin sağlanmaması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle, bir arkadaşımız iki vagon arasına düşerek feci şekilde can verdiği hepimizin malumudur. Toplu taşıma araçlarında bir engelli arkadaşımızı daha kurban vermeden, güvenlik ve erişilebilirlik alanında yapılması zorunlu olan düzenlemelerin süratle hayata geçirilmesini, başta hükumet ve yerel yönetimler olmak üzere tüm kamu otoritelerinden talep ediyoruz.
Engellilerin üretime katılması ve istihdamının önündeki engellerin kaldırılarak; aldıkları eğitime ve sahip oldukları becerilere uygun iş alanlarına yerleştirilmesi, çalışma alanlarının makul uyumlaştırma çerçevesinde düzenlenerek; ekonomik ve sosyal hayata aktif katılımlarının sağlanması, hükumetin hem ulusal hem uluslararası yükümlülükleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı"nca, kamuda açık olan engelli kadrolarının doldurulması amacıyla, istihdam edileceği taahhüt edilen 2000 engelli kadrosunun doldurulması için gerekli çalışmaların yapılarak; alımların biran önce yapılmasını beklemekteyiz. Ayrıca, özel sektör tarafından yapılan engelli istihdamının da amaca uygun gerçekleştirilmesine yönelik denetimlerin artırılması gerekmektedir. Anılan düzenlemelere yönelik gerekli adımların atılmaması, 1982 Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hakkı ve ödevinin yerine getirilmesini önlediğinden, Anayasayı ve uluslararası sözleşmeleri ihlal etmektedir.
Diğer taraftan 1982 Anayasası"nın 2. maddesi gereği sosyal devlet niteliği taşıyan ülkemizin, çalışma gücünü kaybetmiş ve ağır engeli bulunan yurttaşların bakım hizmetlerinin yerine getirilmesi ve muhtaçlık aylığı alma kriterleri için öngörülen hane geliri esasının terk edilerek; engelli bireyin kendi gelirinin dikkate alınması hususunda yasal düzenlemelerin ivedilikle gerçekleştirilmesi beklenmektedir.
Eğitim bütün yurttaşların olduğu gibi, engelli bireylerinde en temel ve vazgeçilmez hakkı olmasına rağmen, bu alandaki engeller halen kaldırılmış değildir. Engelli bireyler, okul öncesinden başlamak üzere, üniversite eğitimine kadar, her aşamada dışlanmakta ve ayrımcı uygulamalara maruz bırakılmaktadır. Özel eğitimin daha nitelikli bir hale getirilmesi gerekirken, Milli Eğitim Bakanlığı kararlarıyla körler okullarının yatılı bölümleri kapatılarak; okulların kapasitesi azaltılmakta; özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların, ülkenin her bölgesinde bulunan bu okullarda özel eğitime erişim hakları engellenmekte; okulların kapatılmasına gerekçe gösterilen kaynaştırma eğitiminin altyapısı yeterince hazır olmadığından, özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar gereği gibi nitelikli eğitim olanaklarından yoksun bırakılmaktadır. Bu bakımdan, özel eğitim ile kaynaştırılmış eğitimin, birbirini tamamlayacak şekilde planlanması ve çocukların, mevcut ayrımcı uygulamalardan kurtarılması zorunludur. Milli Eğitim Bakanlığı"nın bu çağrımıza kulak vererek, alanda çalışan sivil toplum kuruluşları ile birlikte, biran önce özel eğitim şurasını gerçekleştirmesi gerekmektedir.
Uluslararası sözleşmeler ve litaratürde de kabul edildiği gibi, engellik olgusunun, kişinin farklılıklarından değil; fiziksel ve sosyal koşulların ihtiyaca göre planlanmamasından kaynaklandığını bir kez daha vurgulama gereğini duyuyoruz. Bu nedenle, kamu otoriteleri, yöneticileri ve önde gelen yetkililerden, eşit yurttaş olan biz engellilere, sevgi, şevkat ve acıma duygularıyla yaklaşılmasını ve engelli taklidi yapılmasını değil; yasalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesini bekliyoruz. Aslolanın bizlerin engellerimiz değil, engellenmişliğimiz olduğu gerçeğinden hareketle, düşünsel, sosyal ve fiziksel engellerin kaldırıldığı, herkes için eşit ve erişilebilir bir dünyayı mümkün kılıncaya kadar hak temelli mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz”dedi.